Musacalı

Kaynaklarda adı Musulcalı ve Muslucalı şeklinde de geçer. Bu ismin Musa Hacı’dan bozma olduğu akla gelebilir ancak Musul civarından gelen bir Türk aşireti olduğu için bu adı almış olmalıdır. Nitekim Musul henüz 11. Yy’ın sonlarında yine Afşarlar tarafından bir Türk yurdu haline getirilmişti. Burdan çıkan Türk boylarının Anadolu’da dağıldıklarını biliyoruz.

Dulkadır Türkmenlerinden olan Musacalılar, Boz-Ulus içinde 1540 tarihinde biri Gündoğmuş Kethüda idaresinde 7 hane, 7 nefer, diğeri Mahmut Kethüda idaresinde 5 hane, 5 nefer olmak üzere iki kola ayrılmıştı. II. Selim devrinde ise 3 kol halinde 74 hane idi. Bu tarihten sonra adına rastlanılmıyor. Bu onların Orta Anadolu’ya geldiğini gösteriyor. Bunlardan önemli kolların erken dönemlerde Batı Anadolu’ya geldiğine de hükmedebiliriz. Nitekim Uşak ve çevresinde 16. Yy’da oldukça önemli bir yörük topluluğu vardı. II. Selim devrinde bu topluluk arasında büyük bir Afşar oymağı bulunuyordu.

Bu oymak 5 obaya ayrılmıştı. Bunlardan biri de 56 vergi nüfuslu Musacalı obasıydı (diğerleri Hoca Fakihli, Öksüzler, Afşar ve Afşar). Musacalıların önemli ölçüde Batı Anadolu’da yerleştiğini biliyoruz. Emirdağ ilçesinin eski adı da Musacalı idi.

1691 yılında Rakka’ya iskan edilen aşiretler arasında Musacalılar da vardı. 1703 yılında Belih nehri ve Rakka dolaylarına yerleştirilen aşiretlerin nizamı bozulmuş ve etrafa dağılmıştı. Bunlardan Musacalılar, 1708 yılında Saruhan, Aydın ve Hüsrevpaşa hanı taraflarında idi. Havran nahiyesindeki cemaatler kaçınca yerlerine bu dağılan grupların yerleştirilmesi planlandı

(1720) ancak başarılı olmadı. Musacalıların da olduğu bu grup tekrar eski yerlerine gönderildi (1730). Bu sıralarda Musacalılardan bir grubun Harran ovasına (1720. Belih nehrinin doğusundaki 9 adet nehir boyuna Huneyze nehri sonuna kadar), diğer bir grubun ise Nevşehir ve çevre köylere iskan edildiğini anlıyoruz (1727). Kilis’in Tanburalı köyü de Musacalılar tarafından kurulmuştur.

Musacalı (Musulcalı – Muslucalı) cemaati, Adana, Aksaray, Akşehir, Arapsun, Aydın, Aziziye – Afyon, Barçın, Bergama, Beypazarı, Beyşehir, Bor, Boz-Ok, Cebeli Ilgaz – Çankırı, Çıldır, Diyarbakır, Emirdağı, Erzurum, Eskişehir, Evreşe, Halep, Haymana, Hüsrevpaşahanı, İç-El, Karahisar-ı Şarki, Karaman, Kars, Kavak, Kayseri, Kepsut, Kırşehir, Mihalıç, Nevşehir, Ordu, Rakka, Saruhan, Şam, Şücaeddin ve Yeni-İl’de yerleşmiş, bir bölümü de Balkanlarda Çirmen’e bağlı Uzuncaabathasköy’de iskan olmuştur.

Yorumlar  
#2 tabitabitamam 17-06-2017 12:12
Bu aşiretin Kayseri-Sarız-D amızlık Köyündeki Torun oymağıyla ilişkisi nedir?
Alıntı
#1 ........ 17-06-2017 12:11
Hocam diyarbakır çermik karamusa köyünden yazıyorum hocam köyümüz ile ilgili başka bilgi var ise yorum yazarsanız sevinirim şimdi den teşekkürler.
Alıntı
Yorum ekle


Great new costomer Bonus Bet365 read here.

Yayınlanmış Makaleler

Halk Ozanları; Yüzyıllar ötesine uzanan zaman derin­liğinden sazıyla, sözüyle bize kadar gelen, yaşayan bir gele­neğin kriteriyle incelendiğinde görülmektedir ki-başta sanat gücü olmarla birlikte sosyal olaylarla ilgileri ölçüsünde biçim­lenip, kişil

...

Yaşanmış Hikayeler

Tarlaya gidiyordum yokuşun başında rastladım o na.Dudağında hafif bir gülümseme vardı. "Hayırdır neye 

gülüyon
 ? " dedim. 

Anlatmaya başladı: "senden az evvelde dayıma rastladım . dedi Sokrana sokrana gidiyordu tırpan omuzunda.[/i] "

Bende ona  dedim

...

Avşar Ağıtları

KÜRTÇE’NİN ABDURRAHMAN’IN AĞIDI

1967 senesinde Kürtçelerin Abdurrahman Mustafa Kaha’nin nişanından gelirken Taf’ın (Dadaloglu) derede traktörle kaza yaparak beli kırılıyor. Ankara’ya hastahaneye yatırılır. Kendisi hastahanede yatarken 17-18 yaşların

...

arama
View best betting by artbetting.net
Download Full Premium themes
www.mustafacemozbek.com,www.mustafacemozbek.com,www.mustafacemozbek.com,www.mustafacemozbek.com,www.mustafacemozbek.com,www.mustafacemozbek.com