oghuzOğuz Yabgu Devleti’nin yıkılması ile Oğuzların bir kısmı Karadeniz Kuzeyine gitmişlerdi. Bir bölümü ise 1035’te Horasan’a gelmişti. Gazneliler ’e ait olan bu bölgede Selçuklu idaresi altında yaşayan Oğuzlar, Gazneliler’i uzun süren mücadelelerden sonra yenerek devletlerini kurdular (1040). 

Kısa zamanda Bizans sınırına kadar topraklarını genişlettiler. Seyhun ’daki ana Oğuz kitlesinden kopan parçalar da sürekli İran’a geliyor ve devlete katılıyorlardı.

İslamiyet’i kabul eden bu Oğuzlar aynı zamanda İslam dünyasının koruyucuları oldular. Böylece İslamiyet yeni ve güçlü bir unsura kavuşmuş oldu. Oğuzlar, Bizans karşısında İslam’ı savunmakla kalmamış, onları geri atarak Anadolu’yu almışlar yeni ve ebedi bir vatan yapmışlardır. Arapların uzun yıllar, muazzam ordular tarafından fethedemediği Anadolu 1071 Malazgirt Savaşı’nı takiben 8-10 yıl gibi bir sürede Türklerin eline geçti. Böylece Anadolu’nun her tarafı Oğuz kümeleri ile doldu. Bunlar İran ve Türkistan’dan gelenlerce devamlı besleniyor ve nüfusları artıyordu.

Fetihten sonra Anadolu ile Türkistan arasında bir göç kanalı kurulmuştu. Bu kanal 13.yy’daki Moğol istilası ile daha da hareketlendi. Anadolu’ya daha kalabalık Oğuz grupları gelmeye başladı. Anadolu’nun Türkleşmesini esasen Moğol istilasına borçluyuz.

Moğol İstilasından sonra Anadolu’da beş Türkmen topluluğu varlık gösteriyordu. Bunlar, Maraş-Malatya bölgesinde Ağaç-Eriler, Sinop-Samsun civarında Çepniler, Malatya’da iken Kütahya’ya gelen Germiyanlılar, Denizli - Uşak bölgesindeki Türkmenler ile Ermenek-Mut-Silifke-Anamur’da yayılmış olan Karamanlılar idi.

Bu istila sonrası (XIII. yy. ortaları) Anadolu’dan Suriye’ye önemli miktarda Türkmen kaçtı. Bunlar orada da Boz-ok, Üç-ok teşkilatını muhafaza ettiler. Kuzey Suriye ve Osmanlı döneminde Halep Türkmenleri diye tanınan grup işte bunlardır. Bu Türkmenler daha sonra Anadolu ve İran’a büyük ölçüde göçerek yerleşmiştir. Anlaşıldığına göre Boz-ok, Üç-ok teşkilatını en son taşıyan Oğuz kümesi bunlardır. 

Moğol baskısıyla Seyhun boylarında oturan yerleşik Oğuzlar da Anadolu’ya aktılar ve Oğuzların ezici çokluğu Anadolu’da toplandı. Böylece XI yy’dan XIV. yy sonlarına kadar süren bu göçlerle Anadolu Oğuz ülkesi haline geldi. Oğuzların bir bölümü ise yerlerinde kaldı ki bugün Türkmenistanlılar onların torunudur. 

İlk fetihlerle gelenler Doğu ve güneydoğu Anadolu’da yerleşmişler ve buralarda beylikler kurmuşlardır. Moğol istilasıyla birlikte Oğuzların önemli kısmı ise Batı Anadolu’ya gelmişlerdir. Bu tarihlerde Denizli bölgesinde 200.000 çadır Türkmen’in yaşaması buna güzel bir örnektir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafi ve iklim şartları yüzünden Orta ve Batı Anadolu’nun aksine Türk yerleşimine daha az elverişli idi. Buna rağmen bu bölgelerde şehir hayatının geliştiğini ve Türklerin bu bölgelere yerleştiğini görüyoruz. Bunlar Akkoyunlu ve Karakoyunlular idi.

Fakat onların çoğunun İran’a gitmesiyle buraların bugünkü kavmi yapısı Osmanlı döneminde oluştu. Ebu Said Bahadır Han’ın ölümü üzerine Moğolların iç mücadeleye girmeleri ile Anadolu’daki Türkmenler tam bir istiklal ve huzura kavuştular. Anadolu Beylikleri bundan sonra Türk birliğini kurmak için mücadeleye sarılacaklardır. Selçuklulardan sonra beylikler döneminde ise Anadolu gerçek bir Türk ülkesi halini aldı. Selçuklular zamanında alınamayan yerlerin fethi, Türk nüfus ve kültürünün başta şehirler olmak üzere her yerde tam hakimiyet kurması, Türkçe’nin resmi ve edebi dil olarak kullanılması ve hakim olunan yerlerin mamur edilmesi, halkın müreffeh yaşaması bu devirde gerçekleşti. 

Osmanlılar tarih sahnesine çıktığında Anadolu’daki Türkler her şeye sahip bir topluluk haline gelmişti. Osmanlıların yaptığı iş Bursa’dan İstanbul’a kadar olan yeri fethetmek oldu. Her şey olgunlaşmıştı ve ortam müsaitti. Osmanlılar Anadolu’ya tamamen ancak Kanuni döneminde sahip oldular. Tahrir defterlerine göre yapılan incelemeler, Oğuzlardan 23 boyun Anadolu’ya geldiğini kesin olarak ortaya koymuştur. Kaşgarlı’nın Alka-bölük, Reşideddin’in Alkaravlı (Alka-evli) diye andığı boya gelince böyle bir yer adına rastlanmamakla beraber bazı köy adları bununla ilgili gözüküyor.

Halka evli, Halka avlu, Halka havlu köy adları Alka evli’nin değişmiş şekilleri olabilir. Hatta Halkalı köy adları dahi bu boyla ilgili olabilir. Salur, Çavundur, İğdir, Yazır, Eymür ve Karkın boyları Hazar Ötesi Türkmenlerinin oluşmasında birinci derecede emil oldukları gibi; bunlardan Salur, Eymür ve Karkınlar Anadolu’nun iskanında da önemli rol oynamışlardır. Hazar Ötesi Türkmenlerini oluşturan Kayı, Bayındır ve Beğdililer’den Kayılar Anadolu’nun fetih ve iskanında en önemli rolü oynayan boy olma özelliğini taşımaktadır. Bayındırlar da önemli ölçüde iskan olmuşlardır. Beydililer’den ise göçebe ve yerleşik kalabalık teşekküllerin yaşadıklarını görüyoruz. Anadolu’da diğer boylara nazaran daha zayıf bir durumda görülen boylar ise, Peçenek, Yıva, Bügdüz, Dodurga, Kızık, Alayundlu boylarıdır. Eski zamanlardan beri Oğuz boylarının nüfusları arasında farklar vardı. Bazı boylar kalabalık, bazısı ise az nüfuslu idiler.

Afşar’a gelince; 16.yy’a ait Oğuz boylarının yer adları sırasında Kayı boyundan (94 yer adı) sonra ikinci sırada gelen (86 yer adı) ve Anadolu’nun Türkleşmesinde birinci derecede rol oynayan büyük bir boydur. Türkiye ve İran’da kalabalık oymakları bulunan Afşarlar, hükümdar çıkarmış 5 boydan birisidir. Afşar’dan sonra Kınık (81 yer adı) gelmektedir. Anadolu’nun fethi ve iskanında Kayı, Afşar, Kınık, Bayındır ve Salurların birinci derecede rol aldıkları anlaşılmaktadır.

e-max.it, posizionamento sui motori

Great new costomer Bonus Bet365 read here.

arama
View best betting by artbetting.net
Download Full Premium themes