Anadolu’nun Türkleşmesi esnasında Afşarlardan bir bölüğün 1200’lerde Adıyaman ve civarına gelerek özellikle Besni ilçesi ve çevresine gelip yerleştiğini görmüştük. Ardından bu Afşar grubu, 1350 yılında Akkoyunluların Kafkasya ve İran’dan Fırat ve havzasına gelmesiyle aralarında bulunan Avşarların da Besni ve Keysun Ovasına yerleşmesiyle nüfusunu ve etkinliğini artırmıştı. Daha sonra bölgedeki mücadelelerden yılan bu Avşarların bir bölümü baskılardan kaçarak önce Bafra’ya oradan da gemilerle Kafkasya’ya gitmişlerdir. Zaten bunların bir kısmı Ak-Koyunlular ile birlikte Kafkasya’dan gelmişlerdi.  Evliya Çelebi bu olaydan bahsederek şöyle diyor “Besni kavmi, eman ile vire verüp cümle enval, erzakları ile Karadeniz kenarından Bafra’dan gemilere binüp, Karadeniz’in karşu şimal canibinde ıssız dağlara çekildiler”.
Bu grup, halen “Besni” adıyla Kafkasya’da varlığını sürdürmektedir. Kabardeylerin batısında ve onlara komşu yaşayan Besni’ler, Büyük ve Küçük Laba vadileriyle Urup (Varpa) havzasında yerleşiktir. Bunlar, Kuban Ovası ile Çegen, Fars ve Psefir vadilerine de yayılmışlardır. Bu bölgelerde Besni, Besnibay gibi köy ve kasaba adları ile ırmak ve çay adları mevcuttur. Çerkesler arasında Besleney olarak ta tanınan Besni’ler, Kafkas kabilelerinin en asili ve fiziki olarak en güzeli kabul edilir. Ayrıca Adige Cumhuriyeti’nin başkenti May-Kop’un (Türkçe bir kelime olan maykop, “yağı bol” anlamındadır. May : kaymak, yağ, kop : çok) hemen güneyinde bulunan bir köy de Apşeron-ski (Bakü’nün bulunduğu yarımada da aynı adı taşır ve Afşar isminden gelmektedir. Ruslar, Dünya Savaşında bir askeri komutanlığına da Apşeron-ski adını vermişlerdi) adını taşır. Bu da en azından bölgede bir zamanlar Avşarların bulunduğunu göstermektedir.

Kaynak: Adnan Menderes KAYA

e-max.it, posizionamento sui motori
Yorum ekle

Great new costomer Bonus Bet365 read here.

arama
View best betting by artbetting.net
Download Full Premium themes