• Konar-göçerlerin terkedilmiş boş ve harap yerlere yerleştirilmesi : 17. yy'dan itibaren merkezi idarenin zayıflaması, göçebe aşiretlerin çevredeki yerleşik halka zarar vermelerine sebep olmuştur. Göçebeler, yaylak ve kışlak arasında gidip gelirken, yolları üzerinde bulunan halkın ekinlerine, mallarına ve hatta canlarına zarar vermişlerdir. Bu ise yerleşik halkın büyük oranda yerlerini terk ederek daha güvenli gördükleri yerlere göç etmelerine sebep olmuş, böylece pek çok yer harap olmuş ve boşalmıştır. Ayrıca bu göç hareketleri ülkede kargaşa çıkardığı gibi ekonomisi tarıma dayalı olan devleti de zor durumda bırakmıştır. Bu sebeplerden dolayı devlet bir takım tedbirler alarak göçebeleri boş ve harap yerlere yerleştirmek istemiştir. Böylece boş ve harap yerler şenlenecek, tarıma açıldığı için de devlete ekonomik getiri sağlayacaktı. Üstelik eşkıyalık hareketleri de son bulacağından asayiş temin edilmiş olacaktı. Diğer bir husus ise bu iskan metoduyla önemli geçit ve stratejik mevkiler korunmuş olacak, yerlerini terk etmiş olan ahali ise tekrar yerlerine dönecekti. Böylece iç göç önlenmiş olacaktı. Ancak şunu belirtelim, bütün bu tedbirler göçebe aşiretlerin taşkınlıklarını bir anda bitirememiş, sorun uzun zaman devam etmiştir.
  • Başıboş konar-göçerlerin taşkınlıklarını ve halka zararlarını önlemek : Göçebelerin taşkınlık sebebi-Savaşların getirdiği yeni vergiler ve bu vergilerin toplanması esnasında yapılan yolsuzluklar. Devlet tarafından gösterilen yaylak ve kışlakların yeterli ot ve suya sahip olmaması, böylece yerleşik ahalinin tarla ve meralarını işgal, mallarını gasp ve karşı koyanları katletmişler. Bu hareketler sırasında birbirleriyle de mücadele etmişler. Vergilerini vermemişler. Devlet göçebeleri boş ve harap yerlere yerleştirmek istiyor, karşı çıkanları Rakka ve Kıbrıs'a sürmüş. Bazılarını ise nezre bağlamış. Ayrıca eşkıyalığı bırakmaları ve yerleşmeleri durumunda bazılarını vergiden muaf tutmuş. Bu gruptaki Avşar obaları, Şerefli, Çöplü, Köseli, Karagündüzlü, Deliler, Şamlı, Zekeriyalı, Sofular, Selmanlı, Haymeli Arabı, Recepli Avşarı ve ona bağlı obalardı.
  • Boş ve harap yerleri imar edip tarıma açmak : 17 ve 18. Yy'larda devlette meydana gelen iç sorunlar sebebiyle bir çok yer boşalmış ve harap olmuştu. Ekili alanların boşalması devlete ekonomik olarak büyük zarar veriyordu. Hazinenin boşalması siyaseten de sıkıntı çıkarıyor, savaşlarda para sıkıntısı sebebiyle mağlubiyetler alınıyor. Bu yüzden devlet ekonomik açıdan da göçebelerin yerleştirilmesine dikkat ediyordu. Şunu söyleyelim halk sadece göçebelerin taşkınlıklarından değil, savaş alanı olan memleketlerinden göç ederek canlarını kurtarmak için daha emin yerlere gitmiştir.Şerefli, Salmanlı, Gölegir, Cevanşir, Karalı, Taşlı, Çöplü, Karamanlı, Hüseyinhacılı, Afşarkaramanlı, Köpekli, Recepli, İmanlı, Köçekli, Silsüpür ve Burhanlı bunlar arasında sayılabilir. Yeni kurulan yerlere yapılan iskanlar : Göçebelerin boş ve harap yerlere yerleştirilmesi esnasında bir takım yeni yerleşim merkezleri de kurulmuştur. Devlet bu yolla hem göçebeleri yerleştirerek asayişi sağlıyor, hem de yeni köy, derbent, han ve kasabalar kurarak ülkeyi mamur hale getiriyordu. Bazı göçebelerin iskan edilmesiyle düzenin kısmen sağlanması, göçebeliği sürdürenlerin devlete baş vurarak yerleşmek istemelerine sebep olmuştur. Selmanlı, Sindel, Musacalı, Şerefli, Herikli, Kütüklü, Deliler, Hüseyinhacılı, Karahalilli, Çeçeli bu grupta yer almaktadır.
  • Yerlerini terk eden halkın eski yerlerine yerleştirilmesi : Konunun başında belirttiğimiz gibi 16. Yy sonlarında başlayıp 17 ve 18. Yüzyıllarda devam eden uzun harpler ve buna bağlı cereyan eden iç karışıklıklar sebebiyle yerleşik halk güvenli gördüğü yerlere göç etmiş ve böylece bir çok yer boş ve harap duruma düşmüştü. Devlet, tarım üretiminin artırılması amacıyla bir taraftan konargöçerleri harap ve sahipsiz yerlere yerleştirmek için çabalarken, diğer taraftan iç göç yüzünden yerlerini terk eden ahaliyi de tekrar eski yerlerine yerleştirmeye çalışmıştır. Bu hususta takip edilen kanuna göre (bazen delinse bile) bir yerde 10 yıldan fazla kalmamış olanlar eski yerine tekrar gönderiliyordu. Bu grupta yer alan Avşar obaları ise şunlardır. Afşar ve ona tabi olan Bab-ı Altun, Çeçeli ile Silsüpür, Ağanlı, Alemli, Bahrili, Bozkoyunlu, Burhanlı, Cevanşir, Hacı İvaz, Hacı Mustafa, Hüseyinhacılı, İmam Kulu, Karahalilli, Karalı, Karaşeyhli, Koyunoğlu, Köçekli, Kucur, Kütüklü, Musacalı, Pekmezli, Recepli, Salmanlı, Sindel, Sofular, Şamlı, Şerefli, Tacirli, Zekeriyalı.
  • Konar-göçerlerin yaylak ve kışlaklarına iskanı : Konar-göçerlerin taşkınlıklarını önlemek isteyen devlet onları yerleştirirken güvenlik sağlamaları ve ziraat yapmaları yanında bulundukları bölgeyi şenlendirmelerini de istemiştir. Böylece konargöçerlerin yaylak ve kışlaklarında da iskan edildikleri görülüyordu. Bunlar arasında Recepli, Tacirli, Köçekli ve Silsüpür bulunuyordu.
  • Sürgün yoluyla yapılan iskanlar : Osmanlı devleti, kuruluşundan itibaren yeni fethedilen topraklara merkezi idareyi kuvvetlendirmek amacıyla Türk nüfusu gönderdiği bilinmektedir. Ancak ilerleyen dönemlerde bir iç iskan metodu olarak kullanılan bu sevk etmeler, devletin zayıflaması ve eşkıyalık hareketlerinin artması üzerine sürgün politikası haline dönüşmüştür. Aşiretlerin cezalandırılmasını hedefleyen bu sürgünlerde yer olarak bir mahrumiyet bölgesi kabul edilen Rakka ve Kıbrıs adası seçilmiştir. Rakka'ya yapılan sürgünlerde ise bölgedeki saldırgan göçebe Arap kabilelerine karşı bu Türkmenler bir güvenlik unsuru olarak ta kullanılmıştır. Avşar ve tabi Bab-ı Altun, Çeçelü, Silsüpür, Çöpü, Genceli Avşarı, Horzum, İmam Fakih Uşakları, Kara Avşar, Koyunoğlu, Köçekli, Musacalı, Recepli, Sendil, Şamlı, Şerefli, Taif, Tecirli bu gruptandır.
  • Konar-göçerlerin kendiliğinden yerleşmesi : Taşkınlıklarından dolayı Rakka'ya sürülen cemaatlerden bazıları bölgeden kaçıp başka yerlere yerleşmişlerdi. Ancak devletin sıkı takibi sonucu af isteyip gösterilen yerlere kendi rızalarıyla yerleştiler. Diğer taraftan eşkıya baskısından kurtulmak isteyen ve topraklarının yetersizliği sebebiyle bulunduğu yeri terk etmek zorunda kalan halk, kendi istekleriyle devlete verdikleri taahhüde uymayı vaat ederek yerleşik hayata geçmişlerdir. Bunlar arasında Hacı Halil, Karaman Uşağı, Karalar ve İsalı obaları bulunuyordu.
e-max.it, posizionamento sui motori
Yorumlar   
0 #8 marinet 21-10-2016 20:29
güzel
Alıntı
+3 #7 imran 19-05-2014 21:40
teşekürler sizin sayenizde yaptım performansı
Alıntı
-1 #6 ıspartalı 08-01-2014 18:33
ödevi yaptım da biraz daha acıklayıcı olsa ii olurdu
Alıntı
+3 #5 Ayşe 24-12-2013 20:58
sayfa tam anlmıyla mükemmel ötesiiii ama kopyalayabilsey dik o daha da süper olurdu ama neyseee :D :D :P
Alıntı
0 #4 emine 18-10-2013 13:13
Bize yardım ettiğiniz için teşekkürler :lol: ;-)
Alıntı
0 #3 özge 12-10-2013 20:17
muhteşem yardımınız için teşekkürler : :-) :D :lol:
Alıntı
-3 #2 irfan aktı 08-04-2013 22:55
lütfen kopyalayalım :sad: :cry: :cry: :o :-?
Alıntı
0 #1 Emin 10-10-2012 18:25
sayenizde ödevi yptm saoln :D :lol:
Alıntı
Yorum ekle

Great new costomer Bonus Bet365 read here.

arama
View best betting by artbetting.net
Download Full Premium themes