Önceden Memluk hakimiyetinde yaşayan Afşarlar Osmanlı egemenliğinde onlara tamamen bağlı kalmadılar. Bunun muhtelif sebepleri vardır. Bir kere Türkmenlere rağbet eden ve Osmanlıların aksine onlara itibar gösteren Safeviler’e katılmak için İran’a gitmeleri bir yana; Afşarların güç verdiği Dulkadırlıların Osmanlı egemenliğine girmesiyle devlet Afşarların nüfusunu eritmek istemiş, bu amaçla onlara baskı yapmış ve İran’a gitmelerine sebep olmuştur. Ayrıca bölgenin önemli ticaret yolu üzerinde olması ve hac kafililerinin buradan geçmesi sebebiyle, Osmanlılar burada nüfusu fazla olan Türkmenleri toprağa bağlayarak itaat altına almak istemiştir. Halbuki konar-göçer için bir yere bağlanmak ekip biçmek söz konusu olamazdı. Onlar hayvanlarına bakmak için yazın yaylalara kışın ise soğuktan etkilenmeyecekleri yerlere göçmek zorundaydılar.
Uzun süre onların bu hayatına ses çıkarılmamışsa da Osmanlı Devleti’nin artık bir imparatorluk haline gelmesiyle; yeni fethedilen yerlerin Türkleştirilmesi, boş arazilerin tarıma açılması ve özellikle Celali isyanları sonucu harap olan Anadolu’nun bir çok yerinin mamur edilmesi gerekiyordu. Yine ticaret yollarının ve yerleşim yerlerinin güvenliği; halkın mal ve can güvenliğinin garanti altına alınması da icap ediyordu.
Diğer bir husus da vergi meselesiydi. Göçerler köylü ve çiftçi sınıfına girmediği için vergi açısından devlet nüfusuna kayıtlı değildi, kayıtlı olanlar ise sürekli yer değiştirdiklerinden takibi güçleşiyordu. Buna karşılık devlet Celalilerin açtığı yarayı kapatmaya çalışıyor, hem de savaşlara giriyordu. Celali isyanları sırasında devlet yönetiminden hoşnut olmayan köylü ve çiftçiler de isyana katılarak üretici olmaktan çıkıyorlardı ki bu olay devlet gelirine büyük darbe vuruyordu. Savaşlar dolayısıyla çekilen asker sıkıntısı da işin başka bir yönüydü.
Bunun yanında Afşarların nüfusunun fazlalığı ve tarihte önemli roller oynamış olmasının gelecekte bir tehlike arz edebileceği; toplu halde bulunmalarının avantajı ile güç birliği kurarak Suriye ve İran’da gözlendiği gibi devletleşme eğilimine girebileceği endişesi ile yerleştirilmesi ve imparatorluk sınırları içinde dağıtılmaları hedeflenmiştir. Böylece Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan beri iskan konusuna dikkat edilmişse de özellikle 16 ve 17.yy’da bu işe dikkatle eğilmiş ve sonraki yüzyıllarda ise daha sert davranarak kanlı tedbirlere dahi başvurmuştur. Ancak bu gibi iskan yerleri (özellikle Rakka) suyu kıt olduğu için zamanla Türkmen oymakları için bir sürgün yeri olarak kullanılmış ve aşiretlerin tehdit edildiği bölge olarak kullanılmıştır. Bu da iskanın isabetsizliğini gösterir.
Bu iskan siyaseti sonucu Afşarlar durmadan bölünerek küçük topluluklar halinde çok geniş coğrafya içinde yerleştirilmişler ve başka Türkmen gruplarına dahil edilmişlerdir. Bu parçalanmanın sonucu artık 16.yy son yarısında diğer boylarda görüldüğü gibi Afşarların başında eski boy beyi aileleri yok olmuş, yerlerini obaları idare eden ağa unvanlı kethüda aileleri almıştır. Bu Kethüda idaresindeki Afşarlar, zamanla çoğalıp eskiden bağlı oldukları oymak adlarını atarak kendi adlarını veriyorlardı. Böylece yeni obalar teşekkül ederken bağlı oldukları büyük Afşar oymaklarının takibi de zorlaşmaktaydı. Ayrıca Afşarlara ait bir çok yer adı da böylece silinmiştir. Bunun yanında yeni oluşan obaların adlarında bazı yer adlarına rastlanmaktadır.

e-max.it, posizionamento sui motori
Yorumlar   
0 #3 avşer ereğli1 14-07-2016 00:50
çukoravanın sinekli sıtmalı hastalıklı bataklıklarına girmek istemedikleri için cahilllerse evet hepsi cahillerdi .anadolu ya türklerin adım attığı ilk andan beri gerek selçuklular gerek osmanlılar için tehdit olmuşlardır avşarlar çünkü kalabalık nüvusları savaşçı erleri güçlü beyleri bulunmaktaydı ne kayıların nede kınık ların nufusu avşarlara yetişemezdi. onlara karşı uygulanan başkı ve saldırıların sebeplerin de avşar lar cehaleti yok tur
Alıntı
+1 #2 avşar ereğli1 20-05-2015 04:22
ilin rumunu ermenisni bulgarını rusunu sırpını öldüreceğine kendi soydaşı olan yüz binlerce avşar türkürkünü öldürmüştür
Alıntı
-3 #1 ahmet yılmaz 12-08-2012 00:09
Bir devletin vatandaşı olmayı kabul ettiklerine göre o devletin kanun ve nizamlarına uymaları gerekir.Yoksa orada anarşi ve kargaşa oluşur.Osmanlı devleti bürokrasiyi teslim edecek türk müslüman devlet adamı oluşturmak için Avşarları yerleşik hayata geçirip çocuklarını okutup devlet adamı yetiştirmek için gayret etmiştir.Avşarl ar karşı gelmişler bunun neticesinde devlet, İstanbul,Selani k,İzmir gibi şehirlerde yaşayan gayri müslüm çocuklarını devlet memuru yapmak zorunda kalmışlardır.Bu messuliyette avşar ceheletinin büyük payı vardır.
Alıntı
Yorum ekle

Great new costomer Bonus Bet365 read here.

arama
View best betting by artbetting.net
Download Full Premium themes