Civanşir Avşarı

Arran hükümdarı Çevanşir’den adını alan Civanşirler, Arran (Karabağ)-Albanya-Avganya bölgesinde hakim bir Türk boyu idi ve Gürcistan’da bunların sınırları içindeydi. Müslüman-Arap orduları Gürcistan’ı fethe geldiklerinde (642 yılı) tahtta Hıristiyanlaşmış bir Türk olan Prens Cevanşir bulunuyordu.518 Yine bu dönemlerde Hazar Devleti’nin Kafkaslara akınlar yaptığını görüyoruz (683-689-693 senelerinde). Hazarların Gürcistan ve Ermenistan’a saldırmaları üzerine Gürcü Kralları Cevanşirler bu saldırılara karşılık vermiş ancak yenilmiş, Prens Cevanşir ise 7 yıl esaret altında kalmıştır.

Daha sonra bölgeye Selçuklu fethiyle yoğun Türkmen yerleşmiştir. Buradaki Afşar’lar, Hülagu Han zamanında Anadolu’ya getirilen ancak Timur tarafından Karabağ nakledilen Avşarlarla birleşerek Otuz-İki Cevanşir (32 boydan müteşekkil) adını almışlardır. Otuz-İki boyu ekle Ebülgazi Bahadır Han’a göre Arran (Karabağ), Oğuz Han’ın üçüncü büyük oğlu olan Yıldız’ın büyük oğlu Afşar’ın torunlarından Cevanşir Kabilesinin Sarıcalı Sülalesine aittir. Bu Türk sülalesinin Karabağ’daki köklerinin İslamlıktan öncelere kadar gittiği de bilinmektedir.

Azerbaycan’daki Osmanlı-Safevi çekişmesi yüzünden Cevanşirler (Karamanlı, Kazak, Şemseddinli ile birlikte) Arasbar’a göç ettiler. Karabağ, Osmanlılarca fethedilince tekrar yurtlarına döndüler (ki bunlara Dönük denildi) ve Osmanlıya bağlılık bildirdiler. Cevanşirlerin reisi Hüseyin Mirza da bunlar arasındaydı. Ancak Safevi Hükümdarı Abbas’ın Azerbaycan’ı geri alması üzerine Safevilere itaat ettiler. Hüseyin Mirza kardeşi Ali Han ile hakimiyet kavgasına girişince ikisi de öldürülmüş (1612) ve Cevanşirlerin başına kul takımından Nevruz Sultan getirilmiştir. Bu olaylardan sonra Cevanşirlerin bir kısmının Osmanlı topraklarına göçtüğünü anlıyoruz.

Osmanlı-İran arasında sürekli el değiştiren Karabağ, Nadir Şah tarafından (1735) Osmanlılardan geri alınmıştır. Fakat Karabağ’daki Cevanşir Türkmenleri’nin Reisi Sarıcalı Ali Bey, Nadir Şah’a boyun eğmediğinden dolayı Horasan’a sürülmüştür. Daha sonra buradan firar eden Ali Bey, Karabağ Dağlarına gelerek İran’ a karşı savaşa devam etmiş ve Nadir Şah’ın ölümünden sonra (1748) Karabağ Hanlığı’nı kurmuştur. Merkezi Şuşa olan Hanlık, kuzeyde Kür ırmağı ve Gence Hanlığı, güneyde Aras nehri, batıda Nahcivan, doğuda ise Kür ve Aras nehirleri arasındaydı. Karabağ Hanlığı uzun yıllar Gürcistan Krallığı, Gence Hanlığı ve İran’daki Kaçarlar ile savaşmıştır.

Bu mücadelelerden dolayı bölgedeki Türk Hanlıklarının oldukça yıpranması üzerine Rusya 1813 yılından itibaren Karabağ’a yerleşmek için çalışmalara başlamıştır. 1828 yılına kadar Rusya ve İran çekişmesine sahne olan Karabağ, Türkmen-çayı (1828) Anlaşmasından sonra tamamen Rusların eline geçmiştir. 18. Yy ortalarında yaşamış olan tarihçi-yazar Mirza Cemal Kalebeği, bu oymaktandı. Tarih-i Ümera-yı Karabağ adlı bir eseri vardır.

19. yy başlarında İran’da bulunduğu sırada buradaki Türk oymaklarının bir listesini hazırlayan A. Dupre, Civanşirlerin cesur bir oymak olduğunu, Azerbaycan’da Şuşa yöresinde yaşadıklarını ve nüfuslarının 6-8.000 kişi olduğunu belirtmiştir.

Osmanlı topraklarına göçen Cevanşirlere gelince, bunlarla ilgili en eski belge 1691-92 tarihlidir. Buna göre Cevanşirler, Musa, İvaz ve Küçük Yusuf Kethüdanın yönetiminde Danişmentli Türkmen topluluğuna bağlı bulunmakta ve Aydın Sancağında yaşamaktadırlar. Üstelik çevre köylere zarar vermektedirler ve haklarında emir çıkarılmıştır.

1701 tarihinde ise Danişmentli Türkmenlerine bağlı diğer boylar gibi Cevanşirlerin de Keçiborlu, Geyikler, Sandıklı ve Çölabat’a iskanı emredilmiştir. Bu zamanda Cevanşirler, şu obalara ayrılmıştı : Cihanşahlu, Çörekli, Hacılı ve Ocaklı. Önce mera ve tarlalar yetersiz diye iskana itiraz ettiler. Bunun üzerine tahrir yapıldı ve buna göre iskan için Hamit, Karahisarı Sahip sancakları mutasarrıflarına ve Kütahya mollası ile mütesellimine, Denizli, Geyikler, Kemerihamid, Urla, Şeyhli, Çarşanba, Lazkiye, Uluborlu, Burdur, Homa, Çölabat, Uşak, Baklan, Sandıklı ve Honaz kadılarına 1702 de emir gönderildi. Sonunda iskan yapıldı ve anılan bölgelerde yerleştiler. Fakat ertesi yıl (1703) Cevanşirlerin bir kısmı (diğer boylarla beraber) iskanı terk edip zulme başladı. 1708 yılına kadar süren devlet takibi sonucu bunlar sonunda kesin olarak yerleştiler. 

Yerleştikleri köyler şunlardır : Horu (Akpınarlı), Nişir, Ayaklı, Babalar, Kolancık (Çölabat), Özçayır (Geyikler), Ortakça, Kızık ve Kızancık köyleri (Urla). Ayrıca Çörüklü obası Hallaçlu köyüne (Çöl-Abat), Hacılı obası Okçular, Haydarlı ve Kadılar (Çöl-Abat) ile Yayalar, Bambol ve Sayyad köylerine, Cihan-Şahlı obası Cudi, Beşir ve Berziği köylerine (Çöl-Abat), Ocaklı obası ise Şeyhkadın, Tokmaklı ve Kızılca köylerine (Çöl-Abat) yerleşmiştir.

Bu esnada (1708) şekavete devam edip bölgeden kaçan bir grup Cevanşir’in (Kaşıkçı cemaatiyle birlikte), Niğde ve Kayseri civarına geldikleri anlaşılıyor. Onlar buralarda şu köylere de yerleştiler : Öyük, Yarlık, Koçak (Niğde’de), Çakırağıl, Karacaören (Kayseri - Bünyan’da), Millidere (Kayseri – Develi’de) köyleri.

Türkay, eserinde yerleştikleri yerleri şöyle göstermektedir. Adana, Aydın, Çöl-Abat, Danişmentli-i Kebir – Ankara, Dazkırı, Develi, Geyikler, Halep, Isparta, İzmir, Karaman Eyaleti, Keçiborlu, Kili ve Akkerman, Konya, Kütahya, Maraş Sancağı, Sandıklı, Saruhan, Teke, Yenişehir – Aydın.

Yorumlar   
0 #2 Misafir 13-06-2017 22:38
Yazıyı okuduktan sonra hala Türk mü diye soruyorsanzeka özürlü olman lazım. Allah şifa versin.
Alıntı
0 #1 Sefa TURAN 13-06-2017 22:38
Şimdi bu cevanşirler Türkmü ? Ve Cevanşirlerle ilgili başka kaynak bulabilirmiyiz ?
Alıntı
Yorum ekle

Great new costomer Bonus Bet365 read here.

arama
View best betting by artbetting.net
Download Full Premium themes