Afşarlı

Afşarlı yada Avşarlı Türkmen olarak da bilinir. Osmanlı vesikalarında herhangi bir boy adı zikredilmeden Avşarlardan bahsedilir. Bunlar Avşarlardan bir bölüktür, yoksa bütün Afşarları ifade etmemektedir. Biz bu bilgileri bu başlık altında toplamayı uygun gördük. Hatay bölgesinde yaşayan Gündüzlü Avşarı'nın bir obası, Avşar adını taşıyordu. Amik ovası civarında bulunan bu oba 1520'de 55 hane, 1550'de ise biri 33, diğeri 16 hane olmak üzere iki bölüktü. Ayrıca yine bu bölgede yaşayan Beylikli Avşarı'nın Avşar Kethüda adında bir obası bulunuyordu.

Bu oba ise 1550'de 48 hane nüfusa sahipti.Boz-Ulus içinde de Avşar cemaatine rastlanmaktaydı. Avşar cemaati, Diyarbakır Türkmenleri yani asıl Boz-Ulus'ta 2, Dulkadırlılar içinde 12 olmak üzere toplam 15 cemaatte 296 hane ve 40 mücerret ile en kalabalık topluluklardan birini oluşturuyordu. II. Selim devrinde ise 6 cemaatte toplam 1305 hane ve 321 mücerret nüfusa ulaşmıştı.

Orta Anadolu'ya gelen Boz-Ulus'un Ankara sakinleri içinde yer alan Avşarlar, büyük nüfus kaybına uğramıştı. 1653 yılında 130 haneye kadar düştüğü görülüyor. Bu obaların 8'i Yusuf Kethüda idaresindeydi ve 157 hane, 23 mücerret, 174 nefer nüfusa sahipti. Seyit Ahmet Kethüda idaresindeki grup, 59 hane, 13 mücerret, 72 nefer, çalapverdi Kethüda idaresindeki grup, 53 hane 3 mücerret, 56 nefer, Avşar Beyli adını taşıyan ve Piri Kethüda idaresindeki grup, 6 hane, 5 mücerret, 11 nefer ve Murad Oğlu yönetimindeki grup ise 5 hane, 5 nefer nüfusa sahipti.

Ayrıca herhangi bir kethüda idaresinde görünmeyen bir oba da 10 hane, 1 mücerret ve 11 nefer nüfusa sahipti.1555 ve 1674-80 tarihlerinde Afşar oymağının bir bölümünün Antep'e gelerek yerleştiğini görüyoruz. Bu tarihlerde Maraş'ta da Avşar cemaati faaliyette bulunup Kara Hayıt nahiyesine bağlı İğdecik köyü ile Güvercinlik kazasının Altıntop ve Tumtuma köylerinde yerleşmişlerdir.Diğer taraftan Afşarlardan bir bölük ise 1573 yılında Ankara'da Haymana civarında bulunuyordu.

1613'te Halep ve Yeni-İl Türkmenleri arasındaki Avşar cemaati, kendi yaylak ve kışlakları yerine Karaman civarında yaylıyordu.Boz-Ulus'un Orta Anadolu'ya göçüne katılan Avşarların Ankara civarına yerleştiklerini yukarıda söylemiştik. Boz-Ulus'un bir obası olan Tabanlı cemaati, Ankara civarında bulunan Türkmenleri bünyesinde toplayarak önce "Tabanlı Mukataası"" sonra ise "Tabanlı kazası" veya "Boz-Ulus nam-ı diğer Tabanlı" şeklinde anıldı. Ankara civarındaki Afşarlar, bu topluluğun içinde oldukça önemli bir nüfusla yer aldılar.

Boz-Ulus'un göç etmeyip yerinde kalan (Boz-Ulus Mandesi deniliyordu) obaları arasındaki Avşarlar ise Diyarbakır civarında bulunuyordu.Hama, Humus, Halep ve Rakka bölgesinde güneyden gelen Araplara karşı set kurmak için 1692'de iskan edilen oymaklar arasında Boz-Ulus Mandesi'nden olan Afşar oymağı ile Yeni-İl'e tabi Afşar ve Torunları oymağı da bulunuyordu.

Bunlar, diğer iskancılarla birlikte kaçtılarsa da Belih nehri doğusundaki 9 adet nehir boyuna, Sıçanşehri, Telşammar ve Telzivan nehri havalisine iskan edildiler. Rakka'da iskan olan Afşarlar, 1695'te Kars ve Zülkadriye'ye saldırmışlardı. 1700 yılında ise Sorkun vehavalisinde Köçekli ve Bab-ı Altun ile birlikte şakilikle meşguldü Afyon'da Geyikler kazasının Pınarbaşı mevkiindeki Mirve (Mürün ?) ve Veliağıl köyüne yerleştirilen Avşarlardan bazı bölükler ise Kara Hasanlı Ceridi'ne katılıp Adana civarında eşkıyalık hareketlerine katılmıştı.Rakka'ya iskan edilen Afşar ve ona tabi olan Bab-ı Altun, çeçeli, Dokuz ve Silsüpür Avşarı kaçıp Maraş, Pazarcık ovası, Kilis, Soku dağı ve çoban oğlu Dağı'na geldiler.

1703'te Rakka beylerbeyi El-hac Mehmet'e yerleştirilmeleri için hüküm gönderildi. Diğer taraftan Havran nahiyesi cemaatleri iskandan kaçınca, yerlerine 1720 yılında Hama, Humus ve Belih nehri civarında bulunan Afşar ve diğer cemaatler yerleştirilmek istendiyse de başarılı olmadı. Aynı yıl Harran ovasına bir çok aşiret yerleştirildi.Diyarbakır'da bulunan Afşar oymağından buraya 50 hane iskan oldu. 1728 yılında Rakka iskanından kaçan cemaat, Ankara'nın Haymanave Konya'nın Turgut kazaları civarına gelmişti.

Tekrar Rakka'ya gönderilmesi emredilen cemaat, Musacalu aşiretine tabiiydi. Bir müddet sonra Rakka'dan ifraz edilip Zamantı'da boş ve harap köylere yerleşmelerine müsaade edildiyse de onlar şekavetle uğraşmaktan vazgeçmediler.Ertesi yıl Kangal ile Hasançelebi arasında bulunan Alaca Han ve Ulaş mevkiine bölgenin güvenliğini sağlamak için yerleştirilen Sofular cemaatine Afşarlar, Kılıçlı, Bektaş, Doğanlı ve Atmalılar ile birlikte saldırıda bulunmuşlardı. Bunların zararlarını önlemek ve ayrıca Ergani ve Keban'da çıkarılan altını bunlardan korumak için tedbirler alınacaktır. 1733'te Rakka iskanından kaçıp şakilere yardım eden aşiret mensuplarının önlenmesi için aşiret beylerine emir gönderildi. Ertesi yıl Boz-Ok bölgesinde şekavet eden Afşarlara rastlıyoruz.

Anadolu'da bir çok yeri gezen Seyyah Niebuhr'un listesinde (1764 tarihli) Sivas-Ankara arasında bulunan Avşarların 500 çadır olduğu belirtilmiştir. 1767'de Karaman'da sakin olan cemaatten bazı bölükler, başı boş eşkıyayı himaye etmemeleri için devlet tarafından uyarılacaktır. Ayrıca Adana civarında yerleşen Afşarlar kaynaklarda Beğdili Türkmenlerinden bir grup olarak gösterilir. Bunun sebebi Osmanlının tahrir yaparken bu Afşar Oymağını kayıtlara Beydili olarak geçirmesidir.

Bunların yerleştikleri yerler şuralardır : Adana, Aksaray, Ankara, Asi Kara Ağaç, Aydın, Balya, Bor, Boz-Ok, çankırı, Dinek Keskini, Dulkadır, Elbistan, Erzurum, İnegöl Aydın, Kadirli, Karahisar-ı şarki, Karaman, Kars, Kaş,Kayseri, Kırşehir, Kütahya, Maraş, Rakka, Sis, Sivas, Sorkun, şam, Tarsus, Tokat, Zamantı.

Yorum ekle

Great new costomer Bonus Bet365 read here.

arama
View best betting by artbetting.net
Download Full Premium themes