ayhanYürü, hala ne diye oyunda oynaştasın? 
Fatihin İstanbul'u fethettiği yaştasın.!

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın... 
Fatihin İstanbul'u fethettiği yaştasın.!

Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın; 
Fatihin İstanbul'u fethettiği yaştasın.!

Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın 
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın; 
Fatihin İstanbul'u fethettiği yaştasın.!

Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın? 
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Yukarıda nakarat kısımlarını verdiğim Arif Nihat Asya’nın Fetih Marşı isimli şiiri, gençlik yıllarımın en büyük karabasanlarından birisiydi. 20’li yaşları atlatana kadar bu kâbusun etkisinden kendimi kurtaramamıştım. 

Bu yazı, 20’li yaşlarındaki genç dimağları, onlarında yaşayabileceğini düşündüğüm karabasanlardan korumak için besmele niyetine yazılmıştır.

Evvel zaman içinde, ergenlik yıllarımız, mastürbasyon hakkında, Vehbe bin Zuhayli, Reddül Muhtar ve Fetava-ı Hindiyye gibi kitaplarda hafifletici hükümler aramakla geçerken ve bizim rüyalarımız bile fantezi kısırlıkları ile malulken, ahirette parmaklarımızı hamile bırakmaktan yargılanacağımız korkusu ile hadım olmayı dilediğimiz dönemlerimizde, Şehzade Mehmet hayallerini bile kuramadığımız cariyelerle doktorculuk oynuyordu.

Evvel zaman içinde, bizim yabancı dille iştigalimiz, “Bir lisan bir insan, iki lisan iki insan” tekerlemesinden ibaretken, Şehzade Mehmet öğrendiği her dil için beğenmediği hocalarının boynunu vurdurtmayarak onları mesut ediyor ve ne kadar adaletli bir şehzade olduğu üzere bize kıssalar biriktiriyordu.

Evvel zaman içinde, ben bir taraftan annemin, “Ananız dert yesin, yarım yarım dört yesin” tekerlemesini kavramaya çalışıp, bir taraftan da ekmeğe sürülen sanayağ üzerine şeker atılmış lokmaları nefes almadan yutarken, Şehzade Mehmet’in çok sayıda çeşnicibaşıları vardı. Biz pek çok meyveyi “Hayat Bilgisi” kitaplarımızdan tanırken, O dünyanın her yerinden getirilen gıdalarla diyetisyenleri eşliğinde besleniyordu.

Evvel zaman içinde, ben spor olarak, daha alınmasının 5. Dakikasında patlayan plastik topla ayaktopu oynadığım için vaktinden önce eskiyecek ayakkabıların hesabına çekileceğim korkusunu yaşarken, Şehzade Mehmet zamanının tüm sporlarını usta eğitmenler nezaretinde yapıyordu.

Evvel zaman içinde ben İlkokula gidiş geliş için 8 km’nin ne manaya geldiğini hisseden ayaklarımın nasırlanışının acısını yaşarken, Şehzade Mehmet atlarına mesafe yarışları yaptırıyordu. Üstelik zamanının her ilmini tahsil edeceği bugünün profesörlerine eş değer müderrislerden ders alıyordu.

Daha sayabileceğim binlerce maddi ve manevi farklar varken Fatih’le aramda, tek benzerlik olarak aynı yaşta olmamızdan hareketle, “Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.” Mısrasına muhatap kılınmak fevkalade ağır ve yanlış bir sorumluluğa koşullandırılmaktır. Fatih’in yetişme şartlarını veremediğin genç insana o yaştasın demek haksızlığını gösteremezsin.

Ben gençlere, daha isabetli bir örnek olarak Fatih Sultan Mehmet’i örnek vermek yerine, Mustafa Kemal Atatürk’ü örnek veriyorum: Kardeşlerinin çoğunu bakımsızlıktan kaybetmiş, açlığı yaşamış, hastalıkları ve doktorsuzluğu yaşamış, öğretmenlerinden dayak yemiş ve şartlarının üstüne ve ötesine taşabilmek için asker olmaktan başka seçeneği olmayan fakir aile çocuğu Mustafa Kemal’i.

Mustafa Kemal daha çok bizdendir ve hepiniz birer Mustafa Kemal Atatürk olabilirsiniz.

Ayhan Eralp 

(2012 Yılı Fetih Yıl dönümünde yazılmıştır)

Dadaloğlu Derki;

Dostun bahçesinden yâd el geçmesin
Kurutur ha nazlı dilber kurutur
Senin sevdan yüreğimde yağ komaz
Eritir ha nazlı dilber eritir

Yüksek olur Arap atın kaltağı
Eşsiz kalmaz koçyiğidin yatağı
Korkarım kötüye değer eteği
Geri dur ha nazlı dilber geri dur

Arap at üstünde olsa postumuz
İkrarından döndü m'ola dostumuz
Bir gün kara t

...

Yazarlar


IMAGE
Adnan Menderes Kaya
Avşar Yörelerinde Söz Varlığı

AVŞAR ...
IMAGE
Mustafa Aksoy
Türk Kültürü Bağlamında Avşar Halı-Kilimleri

Türkiye’deki...
IMAGE
Tufan Gündüz
Şu Kart-Kurt Meselesi

Türkiye'de ...
IMAGE
Eldeniz Abbaslı
"Şamlı" Adı Üzerine

Azerbaycan’d...
Great new costomer Bonus Bet365 read here.

Avşar KütüphaneAvşar Kütüphane
Avşar KöyleriAvşar Köyleri
Avsar VideoAvsar Video

Türkmen Aliler Avşarı da denilen sonradan oluşmuş bir oba. Kayseri'nin Sarız ilçe merkezi ile buraya bağlı İncedere ve Esirik köylerinde oturmaktadır. Bu obanın bilinen Avşar obaları adını taşımaması

...

Recepli Avşarlarının bir kolu. Bu obanın Maraş bölgesindeki Afşar obalarının bakiyelerinin bir araya gelerek oluşturduğu bir karışım olduğunu anlıyoruz. Maraş'ta Zeytun nahiyesinin (şimdi merkeze bağl

...

Beylikli Avşarı obası. Bazı Beylikli obaları gibi bu oba da kethüdasının adıyla anılıyordu. Cemaatin, 1550'de 17 hane nüfusu vardı. Sonraki devirlerde adına artık rastlanmıyor. Bu onların başka yerler

...

Köpekli Avşarının obası. Yalnızca 1526'da adından bahsedilen cemaat, Halep'in doğusunda bulunuyordu ve 33 hane idi.


arama
View best betting by artbetting.net
Download Full Premium themes